YEŞİLAY

Yaklaşık bir asırlık bir maziye sahip olan Yeşilay'ın geçmişten günümüze tarihi ve misyonu nedir?

Yeşilay 1920 yılında, yani cumhuriyetimizden daha önce kurulmuş, yaklaşık bir asırlık bir sivil toplum örgütü, bir halk sağlık kuruluşudur. İstanbul işgalinin hemen sonrasında Yeşilay’ın kurulduğu bu yıllarda savaşa karşı Anadolu’da milli mücadele bilinciyle bir direniş olduğunu biliyoruz. Başta İngilizler olmak üzere düşmanlar bu milli direnişi kırmak, Türk gençliğini bir takım bağımlılıklara duçar edip gençlerin işgale karşı direnişini zayıflatmak için kendi ülkelerinden kasa kasa getirdikleri içkileri, bazen de uyuşturucuları İstanbul’da ve Anadolu’da dağıtıyorlar ve böylece gençlerimizi bağımlı hale getiriyorlar. Direnişin altının oyulduğunu fark eden değişik kesimlerden aydınlar, İstanbul’da bir araya geliyor ve 5 Mart 1920’de o günkü adıyla Hilal-i Ahdar’ı, bu günkü adıyla Yeşilay Cemiyeti’ni kuruyorlar. Yeşilay başlangıçta daha çok alkole karşı bir mücadele cemiyeti gibi başlıyor mücadelesine. Kısa süre sonra uyuşturucu, sigara gibi diğer bağımlılıklar da çalışma alanına giriyor. Nihayet daha yakın tarihlere geldiğimizde kumar ve en son on yıllarda tüm dünyada özellikle de gençleri tehdit eden bir bağımlılık türü olan teknoloji bağımlılığı bizim alanımıza girmiş bulunuyor.

“Her insana bağımlılık dokunmadan dokunmayı” amaçlayan Yeşilay, bağımlılık sorununun çözülmesi konusunda ne gibi önerilerde bulunuyor?

Bir maddeye ya da bir alışkanlığa bağımlı hale geldikten sonra bir insanın bundan kurtarılması son derece zor ve pahalı bir durumdur. Bu nedenle Yeşilay başta olmak üzere, önleyici çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları aşağı yukarı on sekizde bir oranında daha ekonomik olan bir yöntemi benimsemişlerdir. Bu da farkındalık yaratma, eğitme, bilinçlendirme ve sakındırma yöntemidir. Bu sayede başta gençler olmak üzere potansiyel hedef kitlemizi ve tüm toplumu bağımlılık alanlarından uzak tutmaya çalışıyoruz. Bir de başlangıç döneminde bağımlılıklar var. Henüz bağımlılığın geri dönülemez aşamasına varmayan, çok büyük zararlarını görmeyen ama biraz bilinçlendirildiğinde bu kötü gidişten geri dönebilen kitleler var. Bunlara da hitap ediyoruz. Yeşilay olarak son çalışma alanımız ise belli bir tedaviden sonra bağımlılıktan kurtulan insanların rehabilitasyonu, yani kişinin bağımlılık tuzağından uzak tutacak faaliyetlere yöneltilmesi ve topluma yeniden entegrasyonunun sağlanmasıdır. Bu alanda da Yeşilay’ın son yıllarda giderek artan çalışmaları mevcuttur.

Bağımlılık en çok gençlerimizi tehdit ediyor. Yeşilay da Genç Yeşilay ekibiyle bağımlılık tehlikesine karşı koyuyor. Yeşilay için gençlerin bu mücadelede yer alması neden önemli?

Her tür bağımlılık için aslında belli bir ortalama yaş veya yaş grubu var. Genel olarak biz bu kesimi genç olarak tanımlayabiliriz. 40 yaşına kadar ağzına içki, sigara sürmemiş bir insanın 40 yaşından sonra bağımlı hale gelmesi pek mümkün değil. Dolayısıyla 25-30 yaşına kadar olan gençlik kesimi bizim için asıl hedef kitledir. Bunları mücadelemize ortak etmek, çalışma stratejilerimizden en önemli alanlarından bir tanesi. Çünkü ergenler ve gençler, kendilerine bir şeyin büyükler, eğiticiler, kurumlar veya bir otorite tarafından dayatılmasından pek hoşlanmazlar. Buna gençlik tepkisi diyebileceğimiz doğal bir tepki gösterirler. İşte Genç Yeşilay markası altında bir araya getirdiğimiz ortaokul, lise ve üniversite gençlik kolları, grupları, kulüpleri; kendileri bu konuda bilinçlendikten sonra akran eğitimi yoluyla yaşıtlarını, arkadaşlarını, çevresindeki akranlarını bu doğru yola, bağımlılıktan uzak durmaya davet ediyorlar. Bu, gençler nezdinde daha kabul edilebilir, daha işlevsel ve daha etkili bir yöntem. Biz de bunu geniş ve yaygın bir şekilde kullanıyoruz.

Yeşilay’ın öncelikle önleyici hizmetler yönündeki çalışmaları esas almasının nedeni nedir?

Bağımlılık ve kötü alışkanlıklardaki en önemli unsurlardan biri bireyin hiç bu bağımlılık döngüsüne girmemesi, hiç başlamamasıdır.  Çünkü özellikle bazı maddesel bağımlılarda kişinin tedavi olması çok uzun, çok maliyetli bir süreçtir. Dünyada kabul görmüş uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele yöntemlerinden en önemlisi, önleyici faaliyetlerdir. Yapılan bir araştırmaya göre önleyici faaliyete yaptığınız 1 dolarlık bir harcama, daha sonraki rehabilitasyon veya narkotik faaliyetlerle ilgili yapacağınız harcamada 18 dolarlık bir tasarruf sağlar. Bu da aslında önleyici faaliyetlerin diğer faaliyetlerden 18 kat daha etkili bir faaliyet olduğunu gösteriyor. Bu sebeple de önleme faaliyetleri çok önem arz etmektedir.

İnsanlar Yeşilay’dan bağımlılık hakkında nasıl bilgi alabilirler?

Kullanıcı dostu, yeni, afrklı teknolojilere uyumlu, büyüyen Yeşilay’ın ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarına cevap veren sade ve modern tasarımlı yeni web sitemiz yesilay.org.tr’yi yayına soktuk. Burada bağımlılıklar ve Yeşilay hakkında her türlü bilgi mevcut. Ayrıca Twitter, Facebook, Instagram, Youtube gibi sosyal medya hesaplarımızda da günlük hap niteliğindeki paylaşımlar yapmaktayız. Çünkü biz günlük hap niteliğindeki bilgileri twitter hesabımızdan paylaşıyoruz. Ayrıca eğitimle ilgili tüm içerik ve dokümanları tbm.org.tr portalımızdan sürekli olarak takip edebilirler ve bundan sınırsız bir şekilde faydalanabilirler.

Bağımlılıkta eğitimin önemi çok büyük, Yeşilay bu alanda hangi çalışmaları yürütüyor?

Yeşilay olarak okul tabanlı önleme faaliyetlerinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Çünkü bireyler ergen veya çocukken aldıkları bilgiler ışığında eğer bu bağımlılık döngüsüne girmezlerse, onlarda meydana gelecek zararlardan hiçbiri oluşmamış olacaktır. Bunun için Türkiye’de çok büyük bir eğitim programı başlattık: Türkiye’de Bağımlılıkla Mücadelede Eğitim Programı (TBM). Bu programın temel farkı yapılandırılmış bir program olması ve bir süreklilik arz etmesi. Yani çocuklar ana okul ve ilkokuldan başlayarak liseye ve üniversiteye gidene kadar farklı konsept ve içeriklerle bu konuda bilinçlendirileceklerdir. Bu Türkiye’de yürütülen en önemli okul tabanlı önleme programıdır.

Yeşilay etkinliği yapmak isteyen okullara nasıl destek veriyorsunuz?

Biz Yeşilay etkinliklerini daha çok Yeşilay kulüpleri aracılığıyla desteklemek istiyoruz. O okulda eğer Yeşilay Kulübü varsa bizim broşür ve çeşitli promosyon malzemelerimizden ya da bizim o bölgedeki formatör öğretmenlerimiz aracılığıyla birçok etkinliklerimizden daha kolay faydalanabilirler. Bizim buradan tüm okullara tüm rehber öğretmenlere çağrımız, kendi okullarında Yeşilay kulüpleri kurmalarıdır. Sonrasında uygun olan gerekli desteği bizler vermekteyiz.

Okul ya da kurumların bağımlılık alanında afiş, broşür, bilgilendirme kitapçıkları gibi taleplerini nasıl karşılıyorsunuz?

Yıllık belli bir planlama yapıyoruz. Gelebilecek talepleri karşılamak üzere belli hazırlıklar yapıyoruz. Şayet okul veya kurumlar broşür ya da malzeme taleplerini tbm.org.tr’den bize ulaştırırlarsa, bu taleplerini karşılıyoruz.

Yeşilay'ın rehabilitasyon konusunda bağımlıya ve ailesine yönelik danışmanlık projeleri var mı?

Önleme faaliyetlerimizdeki en önemli program Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM). Bütün önleme faaliyetlerini bunun etrafında odaklandırdık ve TBM ile önleme faaliyetlerini operasyon haline getirdik. Diğer taraftan geçen sene tüzükte bir değişiklik yaparak daha önce hiç görevimiz olmayan rehabilitasyon meselesini misyon edindik. Bu Yeşilay için çok önemli bir değişiklik. Bu anlamda Türkiye için model olabilecek Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) projesini başlattık. Bu projenin temel fonksiyonu, tıbbi tedavisini tamamlamış bağımlıların sosyal entegrasyon ve rehabilitasyonuna destek vererek bunların topluma entegre edilmesi ve bu bağımlılık illetine tekrar bulaşmasını engellemektir. Bir diğer önemli projemiz de rehabilitasyon geliştirme projesidir. Dünyada ve Türkiye’de en iyi örnekleri inceleyerek bu anlamdaki en başarılı modeli geliştirmek ve bunu Yeşilay sertifikasıyla tüm toplumun ve tüm dünyanın hizmetine sunmak istiyoruz.

Halkımız Yeşilay’a nasıl destek olabilir?

Son zamanlarda güçlü ve zayıf yönlerimizi, halk nezdindeki imajımızı değerlendirmek için yaptığımız bir takım anket çalışmaları var. Buradan edindiğimiz izlenim, Yeşilay’ın toplumumuz, halkımız nezdinde son derece temiz, kabul edilir, sevgi ve saygı duyulan bir isim, bir kurum olduğudur. Bu bizim için büyük bir avantaj. Yani sokaktan geçen herhangi bir vatandaşımıza Yeşilay dediğinizde büyük çoğunluğu itibarıyla Yeşilay’ı tanıyor, Yeşilay’a güveniyor ve Yeşilay’ın saygın, faydalı bir kurum olduğunu söylüyor. Buradan yola çıkarak bağımlılık mücadelesinin çok paydaşlı, çok sektörlü, ülkede yaşayan her insanın ve her kurumun içinde bulunması gereken bir uğraş olduğunu söylüyoruz. Herkesin bağımlılığın değişik türleriyle her an karşılaşabileceğini, her an bu tuzağın içine düşebileceğini ifade ederek tüm kesimlere, gelin el ele verelim, bağımlılığa karşı birlikte mücadele edelim, diyoruz. Ne yapabilirler! Bulundukları yöreler, şehirler veya ilçelerde Yeşilay’a üye olabilirler. Yeşilay gönüllüsü olarak Yeşilay’ın tüm ülkede gerçekleştirdiği faaliyetlere fiziki, maddi veya fikri katkıda bulunabilirler. Çevrelerine, tanımayanlara Yeşilay’ı tanıtarak Yeşilay’ın tanıtım çalışmalarına, imaj çalışmalarına katkıda bulunabilirler. Ve çocuklarını, torunlarını Yeşilaycı olmaya, bağımlılıktan uzak tutmaya, özgür bireyler olmaya teşvik ederek Genç Yeşilay’a, Yeşilay Kulüplerine, Yeşilay Kollarına yönlendirebilirler.

Yeşilay’da üye ve gönüllü olma çalışmaları nasıl bir sürece sahip? Üye ve gönüllüler neler yapar?

Birçok aktivite yapıyoruz. TBM dediğimiz eğitim aktivitesi bile birçok gönüllü barındırıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan farklı olarak burada çalışanları sadece ve sadece gönüllü öğretmenlerimizden seçtik ve bu gönüllü öğretmenlerimiz bu faaliyetlerde bulundular. Öte yandan pek çok aktivitemiz olduğu için vatandaşlarımız da kendi kapasiteleri ve formasyonlarına uygun olarak söz konusu aktivitelerde bize destek olabilirler. Ayrıca üye olmak isteyenler, şubelerimiz aracılığıyla bize başvurup üye olabilirler.

Yeşilay şubelerinin kurulması ve bu şubelerde gönüllülüğün esas olmasının önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çalıştığı alan halk sağlığı gibi yediden yetmişe toplumun tümüne hitap eden bir sivil toplum kuruluşunun toplumun kılcal damarlarına kadar nüfus etmesi, en ücra köşelerde yaşayan vatandaşlara ulaşması çok büyük önem arz etmektedir. Bir STK için bunun en doğal yolu, teşkilatlanma ve şubeleşmedir. Bu nedenle yönetimde olan arkadaşlarımızla beraber göreve geldiğimiz günden beri teşkilatlanmaya ve şubeleşmeye çok önem verdik. Bugün için hemen hemen tüm illerimizde yaygın bir şube ağı kurduk. Böylece sadece kitle iletişim araçlarıyla merkezden yönetilen bir bilinçlendirme ve eğitim faaliyetiyle değil, aynı zamanda ülkenin her yöresindeki insanlara doğrudan temas eden ve yaralı insanlara yani bağımlılığa düşmüş insanların yarasına yerinde dokunan bir yöntem geliştirmiş bulunuyoruz. Bu hem daha çok kitleye ulaşma imkânı sağlıyor, hem de yerelde, bölgelerde, şehirlerde insanlar kendi içlerinde bu mücadeleyi daha çok benimseyerek mücadeleye katkıda bulunabiliyorlar.

Yeşilay şubelerine ne gibi desteklerde bulunuyorsunuz?

Şubelerimizin bütün basılı promosyon malzemelerini biz karşılıyoruz. Ayrıca yılda belli periyotlarla çıkardığımız şube hibe programımız var. Bu program kapsamında şubelerin sahada özellikle görünürlük, farkındalık artırmaya yönelik proje ihtiyaçlarını karşılıyoruz ve onlara karşılıksız hibe veriyoruz.

Yeşilay uluslararası teşkilatlanma ile neyi amaçlıyor?

Göreve geldiğimiz günden itibaren tekrar ettiğimiz, yeni dönem vizyonumuz olarak tanımladığımız bir husus da uluslararasılaşma; yani Yeşilay’ın mücadelesini tüm dünyaya yaymak ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti’ni bu alanda dünyada örnek ve lider bir konuma getirmektir. Bunun arkasında yatan mantık ve gerekçe şu: Bağımlılık hiçbir ülkeye, hiçbir bölgeye, hiçbir topluma, hiçbir ideolojiye, dine ya da kimliğe özgü kılınamaz. Bağımlılık evrensel bir problem, dünyanın tamamını kuşatan bir tehdit ve tehlike. Dolayısıyla Yeşilay gibi bir asırdan beri bağımlılıkla mücadelede ülkemiz insanına hizmet eden bir kurumun misyonunu, bilgi birikimini, tecrübesini dünyanın diğer toplumlarına, kültürlerine ve ülkelerine yayması gerekir diye düşündük. Bu amaçla başka ülkelerin Yeşilaylarını kurdurmaya başladık. Son bir yılda yaklaşık yirmiyi aşkın ülkede o ülkelerin Yeşilaylarının kurulmasına öncülük ettik. Aynı zamanda 2015 yılı içinde bu Yeşilaylardan oluşan bir Dünya Yeşilay Federasyonu’nu kurmayı da hedefliyoruz. Böylece her kültür ve toplum, kendi deneyimini diğerleriyle paylaşarak dünyanın her yerinde bağımlılığa karşı yaygın bir mücadele teşkilatı geliştirmiş olacağız.

Yaklaşık bin sayıdır çıkan Yeşilay Dergisi’ne nasıl ulaşılır, nasıl abone olunur?

Ürettiğimiz bütün kaynakları kamunun yararına, hiçbir bedel almadan sunmaya çalışıyoruz. Dergimiz de elektronik olarak web sayfamızda mevcut. 94 yıllık geçmişi olan kurumumuzun dergisi olan Yeşilay, Türkiye’nin en eski dergilerinden birisidir. Burada çok çeşitli makaleler, röportajlar, Yeşilay’dan haberler güzel bir görsel içerikle vatandaşlara sunulmaktadır. Dergimize yesilaymarket.com’dan abone olabilirler. Bir diğer dergimiz de tamamen bilim dünyasına yönelik, bilimsel kapasiteyi geliştirmeye yönelik 6 ayda bir yayınlanan akademik bir dergi olan Addicta’dır.

  • /documents/file/YASubSlider/gencyesilay_anasayfa_alt_slider_logo-671c1dfe-1a0d-4631-9280-6848f8cf13ff.png
  • /documents/file/YASubSlider/tbm_anasayfa_alt_slider1-dca29e17-d5d3-4ae2-9224-2adce4660595.png
  • /documents/file/YASubSlider/yesilay_anasayfa_yedam_logo_ver1-13221385-8693-4705-909a-418af29ce82b.png
  • /documents/file/YASubSlider/brand-addicta-0ff8adb2-8ca4-4df1-9cff-3e7363c608f2.jpg
  • /documents/file/YASubSlider/brand-yesilay-yayinlari-500d0abc-729a-449b-ab25-136d9b966065.jpg
  • /documents/file/YASubSlider/yesilay_market_yeni_logo-00d39ac5-f359-408a-856f-ddabdf404db8.png
  • /documents/file/YASubSlider/brand-bagimlilik-org-tr-776a80ae-0b44-4f94-b265-4dcdba2fc4e2.jpg
  • /documents/file/YASubSlider/brand-dergi-6307449c-bf38-4ffb-aa57-bd4fbf0d110b.jpg
  • /documents/file/YASubSlider/brand-zumruduanka-d8880d83-a31b-44b4-aa6e-6dcf71580fc5.jpg